Üyelik Girişi

Yoksulluğun Aşılmasında Aile Sigortasının Önemi

Yoksulluk, insanın yalnızca bugününü ilgilendiren bir olgu değildir. Aynı zamanda kendisinin ve çocuklarının da geleceğini ilgilendiren bir olgu durumundadır. Yoksulluk bir neden olmaktan öte, yoksunluk temelli bir olgudur. Gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkelerin çoğu insanının bir biçimde yaşadığı yoksunluklarının sonucunda oluşan bir olgudur. Bu nedenle az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik büyümenin insan odaklı büyüme olması gerekmektedir. Yoksul insana yansımayan büyümenin toplum açısından çok da anlamlı olmadığı günümüzde görülmektedir.

Gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkelerin finans odaklı ve ulus ötesi şirketlerin uluslararası ölçek ekonomilerinden yararlandığı üretim odaklı gelişmesi, gelişmekte olan ülkelerde istihdam yaratmayan büyüme süreçlerini ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda Türkiye’deki ekonomik büyümenin dış finansman ve dış üretim odaklı olması, Türkiye’deki yoksulluğun da kalıcı olması sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Nitekim Türkiye’de yoksulluğun düşmediği, hatta artma eğilimi gösterdiği TUİK verilerinde de görülmektir. “2009 yılında Türkiye’de kişilerin yaklaşık % 0,48’i, yani 339 bin kişi sadece gıda harcamalarını içeren açlık sınırının; % 18,08’i, yani 12 milyon 751 bin kişi ise gıda ve gıda dışı harcamaları içeren yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. 2008 yılında bu oranlar sırasıyla % 0,54 ve % 17,11’dir.” (TUİK, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2009 Haber Bülteni, 06 Ocak 2011, Sayı: 3)

Türkiye’deki yoksul ve aç olan yurttaşlarımızın devlet tarafından güvenceye alınarak, yoksulluklarının ve açlıklarının giderilmesi, sosyal devlet ilkesi gereğidir. Yoksulluk, yurttaşlarımızın kendi istekleri ile oluşan bir olgu değildir. Bu nedenle yoksul ve aç insanlar kendi kaderlerine bırakılamazlar, bırakılmamalıdırlar. Öte yandan insanların yoksulluklarını ve yoksunluklarını teşhir eden sosyal yardım programları, sağ partilerin, ülkemizde AKP’nin popülist yaklaşımlarının ürünüdür.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin açıkladığı “Aile Sigortası Projesi”, sosyal demokrat ilkelere uygun, “sosyal devlet”i odak durumuna getirmeyi hedefleyen bir projedir. Bu projedeki “Her yurttaş eğitim, sağlık ve adalet kurumlarından eşit pay aldığında insanca yaşam koşullarına ulaşır,” temel yaklaşımı, kamu politikalarının temel ilkesi konumundadır.

Finans ve ulus ötesi şirketlerin uluslararası ölçek ekonomilerinden yararlandığı üretim odaklı Türkiye’deki büyüme, birçok insanı piyasadan geçinen konumdan ötelemekte ve ötekileştirmektedir. Sosyal devleti hedefleyen sosyal demokrat ilkelerin, bu piyasanın ötelediği ve ötekileştirdiği insan kümesini politika önermelerinin odağına alarak geliştireceği politikalar, daha eşitlikçi ve daha adil bir piyasa ekonomisinin oluşmasında da önemli rol oynayabilir. Bu bağlamda "Aile Sigortası, Türkiye’de güçlü bir Sosyal Devlet'in yapılandırılması sürecinde atılacak çok önemli bir adımdır." Bu proje, yoksul insanların yoksulluklarının azaltılmasında ve ortadan kaldırılmasında önemli hedefleri belirlerken, ortaya koyduğu politika önermeleri ile yoksul aile çocuklarının yoksul kalmasının da önüne geçebileceğini; yoksulluğun ailesel bir kader olmadığını da ortaya koymaktadır. Projenin “Temel amaçlar arasında hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi, temel eğitim ve sağlık hizmetlerinden yoksun kalmaması,” hedefiyle çocuk yoksulların, yoksulluklarının ve yoksunluklarının bu proje kapsamında giderilmesi; çocuk yoksullara eşit, özgür ve niteliği artmış eğitim olanaklarının sağlanması, gelecek kuşaklar açısından daha gönençli ve daha verimli toplumun da güvencesi olacaktır.

Aile sigortası kapsamında, “Engelli bireyleri bir sosyal yardım nesnesi gibi görmek yerine, onları çalışma yaşamına kazandırmak,” temel amaç olarak belirlenmektedir. Engeli insanın nitelikli birey durumuna getirilmesi, böylece çalışma yaşamında kendine bir yer edinmesi temel ilke olarak benimsenmektedir. Bu, çok önemli, farklı bir bakış açısını gündeme taşımaktadır. Özellikle engelli çocukların okullarda bir yük olarak görüldüğü, yetersiz olan ve yetkin olmayan özel eğitimler, kaynaştırmalar vb uygulamalar yerine, engelli yurttaşlara eğitim-öğretim ve beceri kazandırmaya yönelik ortamların geliştirilmesi, böylece kalıcı yaşam alanları oluşturma girişimi, engelliliğin toplumsal yarara dönüşümünde önemli katkılar yapacak, onları toplumun acınan değil, eşit ve saygın yurttaşları durumuna yükseltecektir.

Türkiye’de çok önemli çalışan kitle, “çalışan yoksul” konumundadır. Bu projede, çalışan yoksul’a yönelik önlemlerin geliştirilerek, bu tür yoksulluğun azaltılması girişimi önemli bir farklılık olarak kendini göstermektedir.

Bu politik önermelerin ötesinde, “Aile Sigortası” projesi ile, “kamunun yapmış olduğu sosyal yardımların bireylere bir lütuf değil, hak olduğu; bireyin açlığından, yoksulluğundan ve yoksunluğundan kamunun sorumlu olduğu temel çıkarımı,” bile başlı başına farklı bir yaklaşımdır. Toplumda yoksulluğu ve yoksunluğu siyasetin bir malzemesi olmaktan çıkaran, toplumdaki sadaka kültürünü, avucunu devlete açıp bekleme alışkanlıklarını aşamayı sağlayacak bu proje, bu yanıyla onuru kırılan yurttaşlarımızı alınları dik, eşit yurttaşlar düzeyine yükseltme projesi olarak da görülmelidir.

İnsana, ekonomik meta olarak değil, insan olarak yaklaşan bu proje, Türkiye’de süregelen bölgesel iktisat politikalarının sonucu oluşan “Kıyı-Batı ve Dağ-Doğu Çelişkisi”nin aşılmasında önemli bir araç olarak görülmelidir. Bu bağlamda uygulanacak makro ekonomik bölgesel politikaların özünde, insanın ve insanın yoksunluğunun ve yoksulluğunun yer alması durumunda Türkiye’nin bu çelişkisi de ortadan kalkabilecektir.

Projenin AKP kanadında yarattığı telaş, bunun ne kadar toplumsal bir proje olduğunu ortaya koymaktadır. İKSara'nın 8-12 Mart 2011 tarihleri arasında Türkiye'yi coğrafi ve bölgesel seçmen nüfusu bakımından temsil eden 2032 kişi üzerinde yaptığı araştırmaya göre, CHP'nin gündeme getirdiği “Aile Sigortası Projesi”, seçmenlerin yüzde 57'sinin desteğini almaktadır.  Aile Sigortası, CHP’nin 12 Haziran Seçimleri sürecinde halkla kucaklaşmasını sağlayan somut projelerin en önemlisidir.

Prof. Dr. Erol KÖKTÜRK
Cumhuriyet Halk Partisi
İstanbul 2. Seçim Çevresi
Milletvekili Aday Adayı


Yorumlar - Yorum Yaz